Dolar 18,0949
Euro 18,2162
Altın 1.017,43
BİST 3.020,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Açık
İstanbul
30°C
Açık
Cts 31°C
Paz 31°C
Pts 30°C
Sal 29°C

3 kez kanseri yenen Fenerbahçe’nin eski yıldızı Kubilay Toptaş’ın hikayesi

3 kez kanseri yenen Fenerbahçe’nin eski yıldızı Kubilay Toptaş’ın hikayesi
A+
A-
17.11.2021
261

Fenerbahçe’nin eski yıldızı Kubilay Toptaş’ın hayat hikayesi dinleyenleri hüzünlendiriyor.

Fenerbahçe’nin eski yıldızı Kubilay Toptaş, kariyerinin zirvesinde amansız hastalıkla mücadele etti.

Kubilay Toptaş’ın kariyeri

48 yaşındaki Almanya doğumlu eski gurbetci futbolcu Kubilay Toptaş, hem çalıştı hem de meşin yuvarlağının peşinde koştu. Alman hocaları onun için gelecek vadeden bir yıldız olarak bahsediyordu. Alman Milli takımı için yetiştiriyorlardı Kubilay Toptaş’ı. Ta ki 1993 yılına kadar. Celal Doğan onu keşfedene kadar. Türkiye’de 1990 yıllarda başlayan gurbetçi futbolcu akınıyla beraber Kubilay Toptaş da Gazinantepspor’a geldi. Uzun yıllar Kırmızı-Siyah formayla Türkiye 1. Ligi’nde ter döktü. Uzun saçları, attığı bir birinden güzel gollerlerle şehrin kahramanlarından oldu. Daha sonra da Fenerbahçe, Çanakkale, Göztepe, Vanspor ve Bursaspor.

Hürriyet’e verdiği röportajda acı dolu hayatından bahseden Kubilay Toptaş, şu ifadeleri kullanmıştı:

“Kanayan bir yara olarak hissediyorum”

“Almanya’da doğdum büyüdüm. İki hayalim vardı futbolcu olmak ve Ay-Yıldızlı formayı giymek. Hayalimin ilkini gerçekleştirdim fakat hastalığım nedeniyle Ay-Yıldızlı formayı giyememenin üzüntüsü hala içimde kanayan bir yara olarak hissediyorum.”

“Fenerbahçe’nin 3-2 kaybettiği maçın kadrosuna alındım ama…”

“2000 yılıydı. Göztepe antrenmanında halsizlik ve yorgunluk hissettim. Hocam Celal Kıbrızlı’dan izin isteyip; dinlenmeye çekildim. Yorgunluğum nedeniyle hocam beni Adana deplasmanı maçı kadrosuna almadı ve doktor kontrolü yapılması için beni hastaneye gönderdi. Yapılan kan tahlilleri iyi çıkmamıştı. Şüphe üzerine Amerikan Hastanesi’nde kemik iliği kontrolü yaptırdım. Bir şey bulamadılar. Halsizliğim devam edince idmanlara 5 hafta çıkmadım. Sonra kendimi iyi hissettim ve Samsunspor maçında hiç idman yapmadan 60 dakika oynadım. Takım artık küme düşmüştü. Fenerbahçe’nin 3-2 kaybettiği maçın kadrosuna alındım ama halsizlik nedeniyle yine forma giyemedim”

“İnanmak istemesem de halsizliğimin nedeni Lösemi’ydi”

“Yorgunluğum gün geçtikçe artıyor, merdivenleri bile çıkmakta zorlanıyordum. Ailemin baskısıyla tekrardan bir sağlık kontrolünden geçmeye karar verdim. Gittiğim hastanede doktorlar ‘Ayakta durman büyük bir mucize. Senin normalde beyin kanaması geçirmen gerekiyor’ dediler. Güldüm geçtim. Kendimin çok sağlıklı olduğunu düşünüyordum. Ne de olsa sporcuydum. Fakat halsizliğim gün geçtikçe artmaya başladı. Bu durumum ailemi iyice tedirgin etti. Ablam beni zorla kan hastalıkları uzmanının yanına götürdüğünde çıkan sonuçta hastalığımın ne olduğunu öğrendim. Lösemi… İnanmadım. Başka bir hastanede tekrar kan kontrolü yaptırdığımda çıkan sonuç aynıydı. Artık inanmak istemesem de halsizliğimin nedeni Lösemi’ydi. Türkiye’de belki testler yanlıştır diyerek Almanya’ya gittim. Birde oradaki doktorlara kontrol ettirmek istedim kendimi. Uçağa atladım doğru Almanya…”

“Doktor Lösemi ile olan maçı başlattı”

“Hayatımın en zorlu maçına çıkıyordum artık. Karşımdaki rakip çok güçlüydü. Adı Lösemi’ydi. Hep ikili mücadele etmem gerektiğini biliyordum. Ayakta kalmak, topu rakip kaleye götürüp golü atmak benim hayat felsefemdi.Ve doktor Lösemi ile olan maçı başlattı.”

“3 defa ölümden döndüm”

“Vücuduma verdiği kemoterapi, vücudumdaki bütün tüyleri ve saçlarımı dökmüştü. 6 ay içinde 4 kemoterapi gördüm. 3 defa ölümden döndüm. Yediğim yemek bile alerji yapıyordu. Nefesim kesiliyordu. Suyun tadının nasıl olduğunu unutmuştum. Suni reanimasyon yapıyorlardı. Vücudumda mikrop bulundu. Bir ara saniyelerle yaşama geri döndüm.”

Kubilay Toptaş, yaşadığı amansız hastalıkları kısaca şöyle ifade ediyor;

Kan kanseri oldum

4 defa kalbim durdu

Günde 84 hap içtim

2 defa kanseri yendim

İlik nakli oldum

Akciğer nakli oldum

Anne ben ölüyorum dedim

İntihar teşebbüsünde bulundum

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.