Dolar 17,9694
Euro 18,3218
Altın 1.029,27
BİST 2.871,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Açık
İstanbul
30°C
Açık
Sal 31°C
Çar 30°C
Per 31°C
Cum 31°C

Pereira’ya dua etsinler!

Pereira’ya dua etsinler!
A+
A-
12.11.2021
284

Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’ın yok aslında birbirlerinden farkları… Ve onlar, İstanbul futbolunun medarı-ı iftiharları. Üçü de adına “büyükler” denilen özel bir kategoride… Güçlü, tarihi ve zirve müdavimi takımlar oldum olası.
Güç ve tarih, baki de…
“Bu sene” bir daha zirve yüzü göremezler büyük ihtimalle. Ocakta okkalı bir takviye alamazlarsa, sakatlıkları, formsuzlukların sebebini bulamazlarsa, “bu sezonun” tümünde Trabzonspor’a lokomotif olmaları işten bile değil.

***

Manzara ortada:
Süper Lig’in 12. haftasında Fenerbahçe ve Beşiktaş zirveye kat edilen yolun ancak 3/2’sini yürümüş, 10’ar puan gerideler… Galatasaray çok daha başarılı; Trabzonspor’a sadece 9 puan uzakta! Lider’in kaybetmesi şartıyla kemiksiz üç maç yani. Fenerbahçe ve Beşiktaş için üç buçuk.
Fenerbahçe son dört lig maçında galibiyet yüzü görememiş, Beşiktaş dörtte bir isabet kaydetmiş, Galatasaray beşte iki galibiyetle süper!
Al birini vur ötekine.
Bu gidişle beklenen, farkın kapanmayıp tam tersine artabileceğidir. Çünkü, Üç Büyükler, “Savaşı neden kaybettik” sorgulamasını başlamadan bitiren “barut tükendi” yanıtı kadar net bir handikaplara sahiptir:
En başta, teknik direktörleri formsuz kadim kulüplerin…

***

Galatasaray “Avrupa’da doğru yapar, Türkiye’de şaşar” durumdaysa Fatih Terim faktöründen başka neye bağlanabilir? Bırakın uzak geçmişi; Lokomotiv Moskova nasıl Terim’e yazdıysa Karagümrük maçı da onun ellerinden öper mesela… Maç elden gidiyor Fatih Terim futbolcu değiştirmiyor.
İnsanlık hali… Yardımcılar neye yarar. Gel gelelim Terim etrafında uyarabilecek kimse bırakmamış ki, bu bile başlı başına gaflettir. Bekleyen takımlar Galatasaray’ı çok fena zorluyor, Terim çözüm bulamıyor. Galatasaray deplasmanlarda yok, Terim var edemiyor.

***

Ya Sergen Yalçın?.. Beşiktaş’ın Avrupa’da sıfır çekmesi, gözü kara bir teknik direktör tercihi midir bilemem. Ama Beşiktaş Yönetimi’nin tercihi olmadığı kesindir. Sergen Yalçın Şampiyonlar Ligi’ne yetmeyecek savunma yerine forveti-orta sahayı takviye ediyorsa “Avrupa’yı bırakalım Türkiye’ye bakalım” mesajı çıkar ki, öyle olsa bile saygı duymak gerekir… Şayet, Sergen Hoca hedeflenen Süper Lig şampiyonluğu için gerekenler sahaya koyabilseydi tabi. Ümitsiz kulvarda yorulup hedeflenen kulvarda geri düşmek Sergen Yalçın zekasında da mümkün demek!
Beşiktaş Avrupa’ya yetmiyor, içerde çalıştırılmamış takım gibi oynuyor. Sakatlığın ve formsuzluğun odağı! Sergen Yalçın’ın hamleleri üretkenliğe yansımıyor bir türlü. Geçen sezon methiyeler düzülen Beşiktaş’tan eser yok.

***

Pereira’ya gelince… Yaz ortası “kış temizliği” yapar gibi evin altını üstüne getiren, kan ter içinde kalıp yine de işi bitiremeyen ve dağıttıklarını toplayamayan Portekizli, Yalçın ve Terim’den bir tık daha formsuz tabi.
Lakin ortada ilginç bir durum var…
Üç Büyüklerin “düşük performanslı” teknik direktörleri arasında bir tek Vitor Pereira’nın yüzüne haykırılıyor beceremediği.
Adam topun ağzında. Yazı -tura atılıyor “milli arada mı gidecek derbiden sonra mı” diye. Sergen Yalçın ve Fatih Terim ise her şey yolundaymış gibi mesailerini sürdürüyor.
Neden?
“Sergen Yalçın geçen sezonun çift kupalı hocası, Fatih Terim Avrupa’da gurup lideri” derseniz, ligimizin her sezon “kaldığı yerden” değil de sıfırdan başlayan bir mücadele olduğunu, her takımın her şeyden önce yaşadığı günün mücadelesini vermesi gerektiğini, geçmişin sadece gururlanmak ve ona yeni gururlar katmakla sınırlı kaldığını inkar edersiniz.

***

Niye Pereira’ya “olmadı aslanım” da Terim ve Yalçın’a “dur bakalım”!
Sergen Yalçın ve Fatih Terim’in “paratoneri” oldu Pereira çünkü. Öyle bir çekiyor ki yıldırımları, Yalçın’a/Terim’e kalmıyor.Kulübede meslektaşları kadar başarısızken meslektaşlarından on kat fazla tepki görmesi, bırakın kendininkini; başkanın koltuğunu bile tehlikeye sokacak günlerden geçmesinin bir nedeni Fenerbahçe’nin yedi sezonluk şampiyonluk açlığı ise ikincisi Pereira’nın “masasız assolist” gibi olmasıdır!
“Fanları” yok Pereira’nın. “Medyasını” geçin medyada tanıdığı bile yok. Türkçe de bilmez ki, sosyal medyadan taraftara hoşluk etsin veya onları gaza getirsin!
O zaman vurun abalıya…
Fatih Terim ve Sergen Yalçın “paratoner” Pereira’ya dua etsin.

(Ercan GÜVEN / Milliyet)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.